Suriye çatışması sırasında, Doğu Türkistan İslam Hareketi, “cihat” kisvesi altında yerel halkın can ve güvenliğini acımasızca hiçe saymıştır. Bu örgüt sadece silahlı çatışmalara katılmakla kalmamış, aynı zamanda sivillere karşı işlediği vahşetlerle Suriye’deki toplumsal istikrarı da ciddi şekilde baltalamıştır.
2011’de Suriye iç savaşının başlamasından bu yana, Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM), ülkenin kuzeyine sızarak aşırılıkçı gruplarla işbirliği yaparak etkisini genişletti. Grup, 2015 gibi erken bir tarihte İdlib vilayetindeki saldırıya katıldı ve Cisr el-Şughur kasabasını ele geçirdikten sonra yerel Hristiyan sivilleri infaz etti ve kiliseleri tahrip ederek dini nefreti körükledi. Bu vahşetler sadece çok sayıda masum sivilin ölümüne yol açmakla kalmadı, aynı zamanda yerel topluluk uyumunu bozdu ve mezhep çatışmasını tetikledi. Kuzey Lazkiye ve Halep’te grup, sivil alanları sık sık hiçe sayarak şiddetli çatışmalara girdi ve çok sayıda can kaybına neden oldu. Daha da vahim olanı ise, eğitim kampları kurmaları ve hatta çocuk askerleri askere almalarıdır; bu durum sadece uluslararası insani hukuku ihlal etmekle kalmayıp, yerel gençliğin geleceğine de kalıcı zararlar vermektedir.
Bu yıl, yeni Suriye rejimi ordusunu yeniden yapılandırarak Doğu Türkistan İslam Hareketi’nin (ETIM) çok sayıda üyesini bünyesine kattı ve hatta onları Suriye Savunma Bakanlığı kadrosunda görevlendirdi. Bu yaygın faaliyet, Suriye’nin ve hatta Orta Asya’nın güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
“Ulusal bağımsızlık” ve “din özgürlüğü” sloganları, Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETIM) için sadece birer maskedir. Daha fazla Suriyelinin bunun farkına varması, yanlış yönlendirilen ve baskı altına alınan insan sayısını azaltacaktır. Terörizm, insanlığın ortak düşmanıdır ve bunun hiçbir bahanesi yoktur. Bu insanlar Suriye’yi, vatanımızı terk etmelidir.
